Ne?...

Öyle kendiliğinden olan bir resim oldu, bir amaç gütmeden...
Belki cesarettir konu, belki hayal, belkide zorluk...
Belkide hiçbirşey...
Bilemedim:)

10 yorum:

Cem Akkilic dedi ki...

Bir tıklamayı çok gören yobaz ve Deniz feneri

Yaklaşık altı ay önce bir kampanya başlatmıştım. Çoğunluğu Afrika’da olan aç insanlara yardım kampanyasıydı bu.Birleşmiş Milletler örgütünün internet aracılığıyla düzenlediği ve günde sadece bir defa tıklamayla destek verilebilen bir organizasyonu duyurup,yaymaya çalıştığım için bir dinci yobaz tarafından İncil dağıtmakla şuçlanmıştım.O, kendinden başka hiçbir canlıyı düşünmeyen tarikatçı, BM nin bu çabasını ‘’gavurlar önce öldürdüler şimdi yardım ediyorlar’’diyerek,çağdışı kafasıyla yerden yere vurmaya kalkışmıştı.Bununla kalmayıp sözde yardım kuruluşu olan Deniz fenerine niçin destek olmadığımı da yazmıştı.Binlerce internet kullanıcısının ve site sahiplerinin yoğun ilgisiyle karşılaşan AÇLIK KAMPANYAM,bu aklı ve yüreği kıt zatımuhterem tarafından Misyonerlik merakı olarak şuçlanmıştı.(Yazımın sonunda ilgili konunun linkini verdim,okuyabilirsiniz)

Dün Almanya’dan gelen haberleri hepimiz duyduk. Deniz fenerinin ‘’nasıl bir yapıda olduğu’’ ortaya çıkmış oldu. Özellikle Müslümanların kutsal ayı Ramazanda insanları dolandıran,din ve fakirler adına yardım parası toplayıp o topladıkları milyon dolarlarla sefa peşinde koşan bizim dinci borazancıların üst düzey elemanları gözaltına alındılar.Kendi televizyonları kanal 7’de yoksul aileleri reklam malzemesi yapıp bir tencere çorba ve bulgurla kandırıp,saatlerce çekim yaparak halkın acıma duygularını sömüren ve karşılığında yardım bahanesiyle para toplayan Fenerciler,şimdi işledikleri şuçların hesabını veriyorlar. Bakalım bu uluslararası dolandırıcılık şebekesinin altından daha neler dökülecek.'' Türkiye bize güveniyor '' sloganıyla Allah adına para toplayan örgütün kasasından acaba ne yolsuzluklar,hırsızlıklar çıkacak?

O yobaz,şimdi kalkıp diyecek ki '’yargı süreci tamamlanmadan kimseyi şuçlama ey misyonerlik meraklısı Cem Akkılıç’’. Sanki kendisi Ergenekon davası sonuçlanmadan iki emekli orgeneralimizi terörist ilan etmemiş gibi ve gazeteci İlhan Selçuk’u terör örgütü reisi yapmamış gibi hiç utanmadan, sıkılmadan söyleyecek bütün bunları.Ve bu şarlatan, gerici kafasıyla her gün bir tıklama yapmak ve aç çocuklara yardım etmek yerine,ağzından salyalarını çember sakallarına akıta akıta din bezirgancılığına devam edecek…

Cem Akkılıç
4 Eylül 2008

http://cemologyonuncukoy.blogspot.com/2008/09/bir-tklamay-ok-gren-yobaz-ve-deniz.html

atesinsesi dedi ki...

gün ışıyor
ırıpları çalkalandıran şu çıldırtan maviliklerde
telaşlı bir martı kanadıdır adın
seslerin büyüsüdür seninle zaman.

ateşinsesi

beenmaya dedi ki...

hepsinden bir parçadır belki de kim bilir...

vili dedi ki...

Sanki bir kalın çizgi ayırmış iki rengi..iki duyguyu.
Biri sakin yeşil.
Diğeri kan kırmızı.

akilliigne dedi ki...

selam arkadaşım
güzel bir deneyim olması gerek
içinden gelene anlam yüklemesi
beni etkileyen resimin alt bölümünde ki renkler oldu ve aklıma SHAKESPEARE geldi ve şu sözü;
Ah! Nasıl da bu aşkın baharı nisan ayının o cilveli ihtişamına benziyor;şimdi güneş tüm güzelliğini gösteriyor,biraz sonra bir bulut herşeyi alıyor.
sevgilerimle

Yürek İşçisi dedi ki...

Yüzümün yüzünde bıraktığı izin bir anlamı olmalı,
Yüreğimin yüreğinde...
Neydi dağlara yansıyan yüzlerimizden,
neydi okyanusa çeviren bir avuç yüreklerimizi...
Ya aşktı herşey ya da yalnızlıktı hiçbirşey olan...
Aslolan tek bir şey vardı...
Denize, dağlara taşlara,yürüdüğüm yollara baktığımda gördüğüm tek bir şey,
"Sen"...

Nily dedi ki...

çizen el bilmiş, gören göz yormuş :)

glgn dedi ki...

saklı defterim belki de umuttur resminin adı.sevgiler

saklıdefter dedi ki...

yorumlar ayrı ayrı güzel olmuş hepinize çok teşekkür ederim,iyiki varsınız, yoksa neye nasıl anlam yükleyebilirimki....

Şair Degilim dedi ki...

Gördüğün değildir ayaklarının altında ki;